büyütme

n. enlargement, exaggeration, making big, aggrandizement, amplification, magnification, parlay
* * *
1. aggrandizement 2. magnification 3. upsizing

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • büyütme — is. 1) Büyütmek işi 2) Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse O, filancanın büyütmesidir. 3) gök b. Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büyütebilmek — i Büyütme imkânı veya olasılığı bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büyütülmek — nsz Büyütme işi yapılmak Resmi ötekilerden ayrılarak büyütülmüştür. F. R. Atay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büyütüş — is. Büyütme işi veya biçimi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ilave — is., Ar. ˁilāve 1) Katma, ekleme, ulama 2) Eklenmiş, katılmış parça 3) Arttırma, büyütme, abartma 4) Ek Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ilave etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • izam — 1. is., esk., Ar. iˁẓām Olduğundan büyük gösterme, büyütme, abartma Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller izam etmek 2. is., esk., Ar. iˁzām Bir kimseyi gönderme, yollama …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karelemek — i 1) Karelere ayırmak 2) Bir resmi büyütme veya küçültme işleminden sonra asıl örneğin oranlarını kopyasında da elde etmek için bir resmi eşit sayıda karelere ayırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mikrometre — is., Fr. micromètre 1) Büyük ölçüde büyütme gücü olan teleskop, mikroskop vb. optik aletlerle incelenen nesnelerin oylumlarını ölçmede kullanılan alet 2) Çok küçük uzunlukları ölçmeye, incelemeye yarayan alet 3) mat. Mikron …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • AGRANDİSMAN — Fr. Büyütme (Fotoğrafçılıkta kullanılır …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.